18 12 2007

TÜRKİYE ŞİDDETTEN ARINMALI

Şiddetin devlet kurmak için olanı ya da mevcut devleti korumak için yapılması birbirini haklı çıkarmıyor. Yeşiller şiddetin kendisini reddediyor. Hiçbir insana canlıya doğaya yarar sağlamıyor ki!Şu geldiğimiz medeniyet düzeyine bakalım! Bırakınız insanı hiçbir canlıyı diğer candan üstün görülemezken yitirilen canları da birbirinden ayırmak mümkün değil. Yutmayalım artık palavraları; ölüm kim ne derse desin herkesi eşitliyor. Bu eşitlenmeye hepimizin yaşarken ihtiyacı var. Asıl sorun şiddeti toplumumuzda hakim kılmak bunu görelim artık.Bu ülke ne zaman, nasıl güçlü generalleri nasıl güçlü askerleri nasıl güçlü gerillaları ile övünmekten değil de bilimsel bir başarıdan dolayı övünecek. Bıkmadınız mı? kan kokusundan... Şiddete tapınmadan başka bir şey yok ortada.. Çocuğumuza askerlikten başka göğsünü kabartabileceği birşey sunamıyorsak bunu hangi milliyetçilikle bağdaştırıyoruz?Milliyetçilik diye ortada Atatürk söyleminin bile nasıl faşistleştirildiğini gör müyor muyuz?PKK yok edilir. Sonra yerine MKK çıkar. yıllardır böyle bu... Desenize, Türkiye'de yaşamak için sadece asker olmalı, durmadan düşman temizlemeli, kurtuluş savaşı vermeliyiz. Böyle bir kısır döngüyü şiddet yanlısı insanları devletin tepesinde tutmaya ve bu deli gömleğini 80 milyona giydirmeye devam mı edelim!Yeşiller için vicdanlarından başka rehber yok aslında...Biz durmadan sorunları çözmek için şiddete başvuranların aslında sorunları çözmekten kaçtığını biliyoruz. Vatan için herkes ölümü göze alabiliyor birbirine yaşamı dar edip yurtdışına sürebiliyor ama vatanın sorunlarını çözmek için ölmek dışında sabırla ve dürüstçe yaşayamayı göze alamıyor.Arkadaşlarının Rumca ingilizce serbest konuşabildiği halde Kürtçe konuşmasının niçin yasak olduğunu çocuklarımıza nasıl açıklayabiliyoruz? Bu utanç verici bir şey! ... Devamı

06 02 2007

Ulaşım, İletişim, güncellik, organizasyon

Ulaşım, İletişim, güncellik, organizasyon   Ulaşımın ağırlıklı olarak yaya yapıldığı çağlarda, haberleşme de ulaşımın bu hızına bağlı olarak yapılıyordu. Bir kervan yayaların ortalama hızına yakın bir hızda seyrediyor, bir ordu, yaya piyadelerin hızıyla cenk meydanlarına varacak şekilde düzenleniyordu..   Cumhuriyet'in Onuncu Yıl kutlamalarına (1933) Gezegenimizin son Homerosu-Ozanı Aşık Veysel, yol arkadaşıyla yaya olarak üç ay önce Sivastan yola çıkmış ve bu sürede Ankara'ya varabilmişti. Yaya olarak Sivas İstanbul ise altı ayda yürünebilmekte...Karstan Edirne'ye yaya olarak, 1 yıl sürecek bir yolculuk gerekiyordu.   Bu bilgilere göre insanlığın değişik çağlarda farklı güncellik anlayışları olduğunu ve organizasyonların haberleşmenin hızıyla doğru orantılı olduğunu iyi anlamak gerekiyor.   Sivas'tan İstanbul'a çalışmak üzere gelmiş bir çocuğundan ya da eşinden iyi olduğu haberini almak yaya olarak 6 ay süren bir yolculuktan sonra haber getiren tanıdıklar aracılığıyla olduğu düşünülürse, Haber alan'ın 6 ay öncesinin sağlık esenlik haberine "Çok Şükür" dediğini ve güncel bilginin günümüze göre ne kadar bayat bir bilgi olduğunu görmemiz gerekiyor.   İletişimi iyi olan yani hızlı ordular üstün geldiler. İletişimde geri kalan Çarlık Rusyası Bolşeviklerin iletişim hızına ayak uyduramadığı için yıkıldı. Sovyetler Birliği kapitalizme değil çağın iletişim hızı karşısında durağan bir yapıyı sürdürmeye iletişime set çekmeye çalıştığı için dağıldı.   Sovyetlerle kapanan perde yazılı basının da belirleyici güç olma özelliğini elinden aldı.   Dün işyerlerinde bir arada çalışmaktan kaynaklanan bir proletarya olgusu bu iletişimin hızını yakalayabile şansına sahip olduğu ölçüde protest anlamda belirleyici toplumsal bir güç olma özelliğini elinde bulundururken bugün bu özellik kayboldu.   Geçen onyıllarda Televizyon da İsrail askerinin filistinli gencin kolunu taşla kınması görüntüsü, petrol... Devamı