09 12 2014

Siyaseti niçin sevmiyoruz. #AaaPolitikOluyoruz

Siyaseti niçin sevmiyoruz.
#AaaPolitikOluyoruz 

Siyaset;

Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili görüş veya anlayış. Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden, Antik Yunan’da ise politika, "polis"e veya kent’e ait etkinlikler biçiminde türemiştir.

Genel olarak;

a. Yöntem.
b. Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyasa, siyaset.
c. Bir hükümet, şirket, kurum veya kişinin görüş, felsefe, amaç ve tutumunun belirli şekilde ifadesi, bu görüş, felsefe veya amaç doğrultusunda bir hareket planı uygulaması.
d. Bir ereğe varmak için karşısındakilerin duygularını okşamak, zayıf noktalarından ya da aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanarak işini yürütmek, anlamlarıyla geliyor.


12 eylül cuntasının ve işçi düşmanlarının sürekli yürüttüğü karşı kampanyalardan ve partilerin siyasi grupların başındakilerin bu parti ve siyasi grupları kendi siyasi ve ekonomik rantsal çıkarları doğrultusunda şirket gibi kullandıkları için bizler siyaseti bu anlamda reddediyoruz.

O zaman kendi elimizle yurttaşlık haklarımızı doğrudan kullanma olanaklarını meşru anlamda yok etmiş oluyoruz.

Siyaset sözü Türkiye genelinde ve aramızda da yani yaşam alanlarını ve yaşamı savunan insanlar arasında da maalesef en yanlış anlamlarıyla kullanılıyor;

-Siyaset yapmayın! 
İyi de siyaset yapmak bir sağ ya da sol örgütün propagandası anlamına gelmiyor ki. Hepimiz bir yaşam alanını kimden korumak durumundayız? Devlet ve şirketlerin başına buyruk halkı ve yaşamı hiçe sayarak uyguladıkları “politikalardan” O zaman bu politikalara karşı duruşumuz ve ister bir örgüt aracılığıyla ister bireysel olarak karşı çıkalım, tüm bu tavrımız ve sözlerimizle politikanın tam gerekenini ve en uygununun zaten yapmış oluyoruz.

-Bizi siyasete karıştırmayın!
Bizi siyasete bizimle olduklarını söyleyen “siyasi grup ve partiler bulaştırmıyor. Tam tersine toplumu siyasi alan siyasi olmayan alan siyasi grup siyasi olmayan grup diye ayıran kim? Demokrasi karşıtı yönetici ve anlayışlar! Siyaset her yetişkinin hakkı görev ve yetki alanıdır.
Ağacımı kesene “Hayır” demem tastamam doğru politika yapıyor olmamdır. Ben politikanın içindeyim çünkü yaşamıma ve yaşam alanlarıma iznim ve dahi rızam olmaksızın müdahale edenler bu yaptıkları ve söyledikleriyle politika yapıyorlar ve ben de bu saldırılara karşı tüm davranış ve sözlerimle doğallıkla politika yapıyorum.  

-Biz yaşamı savunuyoruz siyaset yapmıyoruz!
Yaşama saldıranların bir çıkarı var, şirket çıkarlarını ve şirketin önünü açan idarecilerin de komisyonlarını kazanma için her yolu kullanmaları yalana ve şiddete başvurmaları evet karşımızdakilerin politikalarıdır. Ama onlara karşı bizim yapma etmelerimiz yani politikalarımız yalan dolan şiddet içerecek anlamına gelmiyor ki!
Biz yaşam alanlarımızı yaşamı “üç beş ağacı” savunmak için elbette siyaset yapıyoruz ama şiddete yalana dolana hırsızlığa aldatmaya asla başvurmuyoruz.

-Siyaset yapanlar bizi haklıyken haksız duruma düşürüyor. 
Devletin 12 eylül’den beri özellikle siyaseti belli grupların ve sınırları çizilmiş partilerin yapma hakkına sahip oldukları özel bir iktidar oyunu alanı olarak zihinleri bulandırmasından kaynaklı bir hal yaşanıyor.

Hayır! Politika her bireyin doğal bir biçimde içinde olduğu bir varlık alanıdır. Örneğin derneklere memurlara siyaset yapma yasakları! Vardır.
Ne demek bu?
Dernekler Memurlar demokrasiyi savunamayacak mı? 
Yaşam alanlarımızı yok eden uygulamaları yapanlar ve kararları alanlar devlet ve şirket idarecileri politika yapıyor da biz savunmak için niçin politika yapmayalım? Olur mu öyle saçma şey! 
Demokrasi artık günümüzde eksiklerinden ve egemenlerin bir devlet biçimi olmasına rağmen olmazsa olmaz bir siyasal ortamdır. Yaşama hakkı, Söz hakkı, düşünme hakkı, din ve vicdan özgürlüğü… gibi kuralları vardır. Şimdi “İstanbul Kedi ve Köpekleri Koruma Derneği” Bu hak ve özgürlüklerden dolayı, demokrasi mücadelesinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kendi varlığı demokrasinin bir gereği olarak politiktir. Hükümet olma hedefi yok diye politik değil demek, toplum bilincini bulandırmak ve örgütlenme önünde engel oluşturmak için yapılan darbeci faşizan yöntemlerdir.


Öte yandan yaşamı savunan bütün parti ve gruplar yaşam savunucularının vazgeçilmez yandaşlarıdır. Ülkenin bütün partilerinden yaşamı akın akın savunmaya gelen ve bu uğurda birleşen insanlara kendi hükümet karşıtı sözlerinizden vazgeçin demekte din vicdan özgürlüğü düşünce özgürlüğü açısından baskıcı otoriter saldırgan yaşam karşıtlarının işidir. Yaşam ve yaşam alanlarının savunulmasına herkes kendi dili dini düşüncesi ve rengini özgürce katarak bir araya gelir. Yoksa her şeyini silikleştirip ranttan başka bir şey düşünmeyenler gibi kişiliksiz kimliksiz katılmasını kimse boşuna beklemesin.

(Yarın İçin yazdığım yeni yazım)

2
0
0
Yorum Yaz